Define Macerası – Sıkıntı

4 Dakikalık Okuma

“Mavi Papağan” hikaye serisinin yazarı Emrah Yıldız’dan yepyeni bir macera sizlerle… Define Macerası ilk bölümü olan “Sıkıntı” ile başlıyor.

eğitimgen.com keyifli okumalar diler.

BÖLÜM 1

Günler geçmek bilmiyor. Koki de olmasa bu hayat çekilmez. Ben söylemiyorum. Bunu söyleyen Marif. Şehrin ücra bir yerinde yaşayan Marif’in tek dostu var o da Koki… Koki çok sevimli bir köpektir. Her söyleneni çok iyi anlar. Marif bir derdi olsa bunu Koki’ye anlatır. Canları sıkıldığında gün boyu oyun oynarlar. Yalnız Koki biraz yaramazdır. Bazen kafasına estiği gibi davrandığı da oluyor.

Marif ve Koki’nin mutlu hayatlarına engel olan tahta kuruları evin içinde cirit atıyor adeta. Marif uyandığında vücudunun şiştiğini ve kıpkırmızı olduğunu görür görmez tahta kurularına saldırır, ortalığı darmadağın ederdi. Ne yaparsa yapsın yine de tahta kurularından kurtulamıyordu. Aynı şey Koki için de geçerli. Koki de tahta kurularından artık bıkmıştı. Marif sonunda bir tahta kurusunu kapana kıstırmıştı.

Tahta kurusunun tedirgin olduğu her halinden belliydi. Bir çıkış yolu bulmaya çalışıyordu ama nafile. Marif tahta kurusunu sırt üstü yatırdığında çırpınmaya başladı. Bir süre sonra tahta kurusu ölü numarası yaparak kurtulabileceğini düşünüyordu. Marif ise bunun bir numara olduğunu çok iyi biliyordu. Koki ise rahatsızlık veren tahta kurusuna sürekli havlıyordu.

Marif, tahta kurusu gibi eziyet eden biri olmak istemiyordu. O yüzden Koki’ye susmasını söyledi. Tahta kurusunu bir kavanoza koyup evin kilometrelerce ötesinde bulunan bir dereye bırakıp eve geri döndüler. Evde bulunan diğer tahta kurularını da tek tek yakalayıp aynı yere bıraktılar. Artık rahat bir şekilde uyuklayabiliyorlardı. 

Marif, günlük rutin yapılan işlerden sıkılmıştı. Koki ile birlikte çevreyi dolaşmaya çıkmanın kendilerine iyi geleceğini düşünüyordu. Tarihi bir tepeye ulaşmışlardı. Koki de ortamda bir koku alıyordu. Marif, Koki’yi takibe aldı. Karşılaştıkları manzara dehşet vericiydi. Birileri büyük bir çukur açmıştı. Etrafta ise çömlek parçaları bulunuyordu. Marif definecilerin yaptığını düşünüyordu. Belli ki değerli ziynetler çıkarılmış diye söylendi. Sürekli dolaştıkları bir yerde mücevherlerin gömülü olabileceğini hiç tahmin edememişti. Her kim buraları kazmışsa belli ki dedektörle arama yapmışlardır diye düşündü. Karanlık basmadan eve dönmeye karar verdiler.

Marif dolaşmasına rağmen sıkılmaktan kurtulamamıştı. Camdan bahçeyi izliyordu. Gözüne kestirdiği devasa ağacı kesmeyi aklından geçirdi. Motorlu testereyi kaptığı gibi dışarı fırladı.

Ağacın dibini testereyle acımadan kesti. Devasa ağaç kıpırdamaya başlamıştı. Marif, son dokunuşu yapınca da ağaç evinin üzerine düşerek eve büyük zararlar vermişti. Aslında ağacı kesmeyi düşünmekle yanlış bir karar alabileceğini düşünmeliydi.

Define Macerası-Sıkıntı

Emrah Yıldız

1 Comment

  • Ben Selim Aras Özdemir sizden istediğim seriyi yaptığınız için çok çok teşekkür ediyorum.

    Son olarak bu serinin çok güzel bir seri olacağını düşünmekteyim.

    Sevgi ve saygılarımla:
    —SELIM ARAS ÖZDEMİR

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir