Eğitimgen yazarı Niket Çelik tarafından kaleme alınan çocuklarda sosyal duygusal gelişim ile ilgili ebeveynler için yol gösterici nitelikte yazıyı egitimgen.com okurlarıyla buluşturuyoruz.
Sosyal ve duygusal gelişim son zamanlarda çocuklarda desteklenmesi gereken en önemli alanlardan biri konumundadır. Teknolojinin gelişimiyle birlikte dünyada bireyselleşme hızla çoğaldı ve artık insanlar birebir iletişime ihtiyaç duymadan işlerini çözebilir duruma geldiler. Bunun da iletişim becerilerimizin zayıflamasına sebep olduğunu söyleyebiliriz.
Aynı durum ne yazık ki çocuklarımız için de geçerli. Tablet, telefon vs. teknolojik araçlarla sürekli olarak vakit geçiren çocuklar iletişim kurmaya ihtiyaç duymuyorlar ve tek kanallı yani sadece tabletten çocuğa doğru yönde olan yapay bir iletişim ağının içinde yer alıyorlar.
Yapılan araştırmalar 0-2 yaş döneminde televizyona maruz kalan çocukların daha geç konuşmaya başladığını gösteriyor. Aslında bu durum her şeyin bir özeti gibi. Tek kanallı iletişim dediğimiz bu durumda çocuk sadece karşıdan gelen uyaranları takip ediyor ve bununla ilgili sözel bir tepki vermek durumunda kalmıyor. Bu tarz bir iletişimi benimseyen çocuk konuşmaya da ihtiyaç duymuyor. Bu durumda da çocuk sosyal ve duygusal anlamda hayata adım atmakta zorlanıyor.
Bu soruya cevap verebilmek için en başa dönmeye hazır mısınız?
Bireyin dünyaya geldiği andaki ilk sosyal ortamı ailedir. Bunu biraz daha daraltacak olursak; aslında çocuğun ilk sosyal ortamı anne kucağıdır. Anne kucağı çocuğun başka birinden ilk kez dokunma duyusunu hissettiği ortamıdır. Bu nedenle bu ortam çok önemlidir. Anne kucağında ilk bağlanmayı gören çocuk güvenli bir ortam arayışına girer. Anne ile güvenli bir ilişki sağlayan çocuk olumlu anlamda ilk sosyal adımını atmış olur.
Tüm insanlar güven ister. Anne kucağından başlayan bu yolculukta, başladığımız her işte, tanıştığımız her insanda önce bir güven arayışı içine gireriz. İşte eğer bu güven olursa ancak sosyal ve duygusal anlamda kendimizi tam olarak ifade edebiliriz.
Çocuklar için de sosyal duygusal becerilerin gelişimindeki en önemli basamak anne kucağıdır. Annenin dokunuşu, bebeğini hissedişi ile gerçekleşen sevgi aktarımı ile çocuk sosyal hayata olumlu bir giriş yapmış olur. Daha sonra bu ortam aile ile genişlemeye başlar. Çocuk aile bireylerini tanıdıkça, onlarla ilişkiler kurdukça ve güvenli bağlanma gerçekleştirdikçe aslında sosyal ve duygusal anlamda kendini ifade etmeyi öğrenir.
Aile bireylerinin çocuğa olan yaklaşımı, çocuğa sergiledikleri modeller ile çocuk kendini nasıl şekillendireceğini ve ifade edeceğini öğrenir. Eğer çocuk duygularını ifade edebiliyor ve aile ortamında bu duygularına karşılık bulabiliyorsa muhtemelen duygularını ifade edebilen bir kişilik geliştirecektir. Ancak duygularının önemsenmediği, hatta küçümsendiği bir aile ortamında çocuk duygularını paylaşmaktan geri durabilir ve kendi iç dünyasına çekilebilir.
Ne kadar da anlamlıdır 'Çocuklar sözlerinizi değil ayak izlerinizi takip eder.' sözü…
Çocuklar sizi izlerken sosyal ortamlarda nasıl davrandığınızı, olaylara karşı nasıl tepki verdiğinizi gözlemler. Çevrelerinde model aldıkları ve benimsedikleri en yakın kişiler aile üyeleri olduğundan çocuklar kendilerini onların yaptığı gibi şekillendirmeye başlar. Evde şiddet gören bir çocuk, kendi oyununda bebeğini döver. Ailede fikirleri önemsenen ve desteklenen bir çocuk sosyal bir ortamda fikirlerini paylaşmaktan çekinmez, evde sevgi gören bir çocuk evcilik oynarken bebeğini sevgi ile kucaklar.
Örnekler çoğaltılabilir ancak şunu bilmeliyiz ki; model olmak çocukta olumlu ve olumsuz tüm davranış kalıplarını oluşturan ilk adımdır.
Sevgiler.
Eğitimgen tarafından hazırlanan " Ailece Eğlenerek Oynayabileceğiniz Kutu Oyunları " başlıklı yazımız.
Psikolojik Danışman Elif İNCE tarafından hazırlanan " Bayram Sevinci: Çocuklar Üzerindeki Büyülü Etkisi " başlıklı yazımız.
Kardelen ÖZDEMİR tarafından hazırlanan " Bir Kavram Bir Çocuğa Ne Verir? " başlıklı yazımız.
Niket ÇELİK tarafından hazırlanan " Birlikte Karar Verelim Mi? " başlıklı yazımız.
Cansu AYBAKAN tarafından hazırlanan " Bugün 3 Aralık Dünya Engelliler Günü! Yarına Daha Farkında Uyanalım! " başlıklı yazımız.
Süleyman ÖZDEMİR tarafından hazırlanan " BÜTÜN ÇOCUKLAR AYNI MI? " başlıklı yazımız.
Psikolojik Danışman Elif İNCE tarafından hazırlanan " Çocuğum 1.Sınıfa hazır mı? " başlıklı yazımız.
Eğitimgen tarafından hazırlanan " Çocuğunuzun 'Hayır' Direnişine Karşı 7 Akıllıca Yöntem İle Başetmenin Yolları " başlıklı yazımız.
Burcu Sinem CİVEK tarafından hazırlanan " Çocuğunuzun Kaygılarının Farkında Mısınız? " başlıklı yazımız.
Dilek TURAN ERYETLİ tarafından hazırlanan " Çocuk ve Aidiyet Bağı " başlıklı yazımız.
Eğitimgen tarafından hazırlanan " Çocuklar Gizli Düşmana Karşı " başlıklı yazımız.
Kardelen ÖZDEMİR tarafından hazırlanan " Çocuklara Ne İyi Gelir? " başlıklı yazımız.
Eğitimgen Blog
Kurban Bayramı
Anneler Günü
Eğitimde fırsat eşitliğini destekleyen, yeni fikirler üreten, özgün ve farklı içerikler oluşturmaktayız.
WhatsApp
Telegram
Facebook
X (Twitter)