Eğitimgen Blog - İkinci Yabancı Dil Ediniminin Bilişsel Esnekliğe Etkisi

İkinci Yabancı Dil Ediniminin Bilişsel Esnekliğe Etkisi

İkinci Yabancı Dil Ediniminin Bilişsel Esnekliğe Etkisi

Bilgi sahibi olmak her zaman için sorunların üstesinden gelmekte yeterli olmamaktadır. Bilginin yetersiz kaldığı durumlarda, deneme – yanılma yaklaşımları ve bilişsel esneklik gibi birtakım akıcı zekâ biçimleri kullanılmaktadır. Bilişsel esneklik, akıcı zekanın değişik durumlara alternatif çözümler getirebilme becerisi ile belirlenen bir formudur (Silver, Hughes, Bornstein ve Beversdorf, 2004).     

Bilişsel esneklik, aynı zamanda öğrenme süreci anlamını da içeren bir beceridir. Ayrıca, bilişsel esneklik, bilişsel süreç stratejilerinin adaptasyonunu içermektedir. Böylelikle bilişsel esneklik, karmaşık davranışlardaki değişimleri içerir (Canas, Quesada, Antoli ve Fajardo, 2003).



yabanci-diil-1.jpg - Eğitimgen

Bilişsel esneklikten bahsettiğimizde ise direkt olarak beynin değişkenliğiyle bir bağ kurma eğiliminde oluruz. Beyin değişkenliği yani nöroplastisite; beynimizde bulunan nöronların ve bu nöronlar sayesinde oluşan sinapsların farklılığı olan uyaranlarla bağlantılı olarak yapı özellikleri ve bunların işlevlerindeki değişiklikler diye tanımlanır. Bu değişikliklerin yani beyin hücrelerinin kendini ömür boyu onarabileceği, sınırlı olsa da yeni nöron oluşumunun devam ettiği ve bunun beynin farklı bölümlerde gerçekleştiği yapılan çeşitli araştırmalarda kanıtlanmıştır. Plastisitenin ömür boyu devam etmesine rağmen, erken çocukluk dönemi olarak adlandırılan okul öncesi dönem beynin değişkenlik hızının yani nöroplastisite hızının en yüksek olduğu dönem olarak belirtilir. Erken çocukluk dönemi bu hızın yanı sıra, belirli bir hedefle ilgili çalışmaların daha farklı alanlar açısından önemli sonuçlarının gözlemlendiği dönemdir. Bazı işlevlerin bazı yaşlarda kazanılmasında belirli kritik dönemlerin yani uyaran açısından plastisitenin daha fazla olduğu dönemler olduğu araştırmalar sonucunda bulunmuştur. Belirli yaş aralığını kapsayan okul öncesi dönem, çocuğun gelişiminin en hızlı bir şekilde gerçekleştiği ve çocukluktan sonraki yıllarını da çok fazla ölçüde etkileyen kritik bir dönemdir. Bu dönemde çocukların sosyal-duygusal, bedensel, dil ve bilişsel gelişimleri yönünden oldukça önemli gelişmeler yaşanmaktadır. (Dursun, 2009; Çelik, 2015; Uyanık ve Kandır, 2010).

Çocuklarda dil gelişimi üzerine yapılan araştırmalarda görülmüştür ki, dilin gelişimi çocuğun sosyal, duygusal ve bilişsel gelişimlerini etkilemede önemli bir yere sahiptir. (Senemoğlu, 1989). Bu önemli etkilerin yanı sıra, dil gelişimi, çocuğun toplumsallaşmasını, düşünme becerisini etkilediği problem çözme ve ilişki kurma ile bilişsel gelişim sürecinde etken olduğu bilinmektedir. Bunun sonucunda anlamalıyız ki, dil gelişimi yalnız başına gelişen bir süreç değil, dil gelişimi ile birlikte diğer gelişim alanları da süreçte etkilenmektedir ve dil gelişimiyle etkileşim halindedir.



yabanci-diil-2.jpg - Eğitimgen

Okul öncesi çocuğunun gelişme ve nörolojik olarak değişme sürecine belli faktörler etki etmektedir. Dil gelişiminin çocuğun bütün gelişim alanlarını etkilediğini görmekle birlikte kendi dilini kullanmanın dışında da farklı bir dil öğrenme ve bunu kullanmanın erken çocukluk evresinde belirli alanları etkilediği gözlemlenmiştir. Yeni bir dile maruz kalma ve o dili kullanmaya-algılamaya çalışmak da çocukların beyin gelişimlerini değiştiren ve böylece de erken yaşta plastisiteyi gerçekleştiren bir unsurdur. Bu plastisite sayesinde okul öncesi çocuklarının dilsel alanda kendini daha da geliştirmesiyle sosyal, duygusal ve bilişsel alanda da kendilerini geliştirmeleri beklenmektedir. Çocuklara erken çocukluk döneminde ikinci yabancı dil öğretmenin amacı, çocuklardan maruz kaldıkları ikinci yabancı dili kendi ana dilleri gibi konuşmalarını beklemek değil; kendi ana dilinin ve içinde yaşamış oldukları kültürün dışında başka dillerin ve kültürlerin olduğunu fark etmesini sağlamak, karşılaşmış oldukları bu yeni kültürlere karşı hoşgörülü olmayı öğretmek ve çocukların yeni bir yabancı dil öğrenmekle ilgili tutumlarını olumlu şekilde geliştirmeyi sağlamaktır. (Karakoç, 2007).

0-5 yaş dönemi yani erken çocukluk olarak adlandırdığımız dönem, çocukların beyin işlevlerinin en yoğun olarak gerçekleştiği dönemdir. Çocukların bu dönem içerisinde öğrenmiş oldukları ikinci yabancı dil kendi anadilleri kadar iyi olmaktadır. Bunun yanı sıra, erken yaşta ikinci yabancı dil öğrenen çocuklar psikolojik yönden de daha olgundurlar (Bilçentayev, 2004). Yeni bir dile maruz kalmanın dil gelişimini etkilemesi ve bu dil gelişimindeki değişiklik ile çocuğun bilişsel gelişiminin farklılaşması günümüzde çok sıkça rastlayacağımız bir olaydır. Ülkemizde devlet okullarında 2.sınıf itibariyle başlayan ikinci yabancı dil eğitimi yani İngilizce eğitimi özel okullarda ve özel okullar dışında sadece okul öncesi eğitimi veren butik okullarda da erken çocukluk döneminde başlamaktadır. Beyin işlevlerinin en yoğun olduğu dönemde yeni bir dile çocuğu maruz bırakmak, ileriki yaşlarda bu dili öğrenmeye başladıktan sonra sahip olacağı edinimlerden daha fazlasını çocuğa vermek demektir.

Eğitimgen Blog Kategorisindeki Konular

Ana Blog
Ailece Eğlenerek Oynayabileceğiniz Kutu Oyunları

Eğitimgen tarafından hazırlanan " Ailece Eğlenerek Oynayabileceğiniz Kutu Oyunları " başlıklı yazımız.

Blog Yazımızı Okuyunuz
Ana Blog
Bir Kavram Bir Çocuğa Ne Verir?

Kardelen ÖZDEMİR tarafından hazırlanan " Bir Kavram Bir Çocuğa Ne Verir? " başlıklı yazımız.

Blog Yazımızı Okuyunuz
Ana Blog
Birlikte Karar Verelim Mi?

Niket ÇELİK tarafından hazırlanan " Birlikte Karar Verelim Mi? " başlıklı yazımız.

Blog Yazımızı Okuyunuz
Ana Blog
BÜTÜN ÇOCUKLAR AYNI MI?

Süleyman ÖZDEMİR tarafından hazırlanan " BÜTÜN ÇOCUKLAR AYNI MI? " başlıklı yazımız.

Blog Yazımızı Okuyunuz
Ana Blog
Çocuğunuzun 'Hayır' Direnişine Karşı 7 Akıllıca Yöntem İle Başetmenin Yolları

Eğitimgen tarafından hazırlanan " Çocuğunuzun 'Hayır' Direnişine Karşı 7 Akıllıca Yöntem İle Başetmenin Yolları " başlıklı yazımız.

Blog Yazımızı Okuyunuz
Ana Blog
Çocuğunuzun Kaygılarının Farkında Mısınız?

Burcu Sinem CİVEK tarafından hazırlanan " Çocuğunuzun Kaygılarının Farkında Mısınız? " başlıklı yazımız.

Blog Yazımızı Okuyunuz
Ana Blog
Çocuk ve Aidiyet Bağı

Dilek TURAN ERYETLİ tarafından hazırlanan " Çocuk ve Aidiyet Bağı " başlıklı yazımız.

Blog Yazımızı Okuyunuz
Ana Blog
Çocuklar Gizli Düşmana Karşı

Eğitimgen tarafından hazırlanan " Çocuklar Gizli Düşmana Karşı " başlıklı yazımız.

Blog Yazımızı Okuyunuz
Ana Blog
Çocuklara Ne İyi Gelir?

Kardelen ÖZDEMİR tarafından hazırlanan " Çocuklara Ne İyi Gelir? " başlıklı yazımız.

Blog Yazımızı Okuyunuz
Ana Blog
Çocuklarda İhtiyaçlar Hiyerarşisi Ve Önemi

Dilek TURAN ERYETLİ tarafından hazırlanan " Çocuklarda İhtiyaçlar Hiyerarşisi Ve Önemi " başlıklı yazımız.

Blog Yazımızı Okuyunuz
Ana Blog
Çocuklarda Sosyal Duygusal Gelişim

Niket ÇELİK tarafından hazırlanan " Çocuklarda Sosyal Duygusal Gelişim " başlıklı yazımız.

Blog Yazımızı Okuyunuz
Ana Blog
Çocuklarda Sosyal Duygusal Öğrenme

Kardelen Özdemir tarafından hazırlanan " Çocuklarda Sosyal Duygusal Öğrenme " başlıklı yazımız.

Blog Yazımızı Okuyunuz

Ana Blog Ana Kategorisine En Son Eklenenler

Eğitimgen Blog
Eğitimgen

Eğitimgen ailesine katılmak için bizimle iletişime geçin!

Aktivite Ana Kategorisine En Son Eklenenler

Eğitimgen: Tüm bilgi birikimimizi paylaşıyoruz

Eğitimde fırsat eşitliğini destekleyen, yeni fikirler üreten, özgün ve farklı içerikler oluşturmaktayız.

YUKARI